Gökkuşağı Köprüsünde Buluşacağız !

, Ağustos 4, 2015

Bugünlerde en çok bu soruyu soruyorum kendime: İnsan çok sevdiği birini kaybettikten ne kadar sonra onu çok sık hatırlamamaya başlar?
Ben ilk kez bir yakınımı kaybediyorum ve acı hiç geçmeyecekmiş gibi geliyor.
Site içinde hız yapan bir arabanın çarptığı Kaliko’nun gölgesi, sesi, kokusu hâlâ evde.
Evcil hayvanlarını kaybeden arkadaşlarım “onlar unutulmuyor” diyorlar.

Ve hep çok özlediklerini söylüyorlar.
İşte bu güzel hikaye onlar için, bizim gibiler için.
Gözlerinizden yaşlar süzülerek ama içiniz umut dolarak okuyacaksınız.
“Cennetin bir bölümünde ‘gökkuşağı köprüsü’ diye anılan bir yer vardır.

Yaşarken birileri için ‘özel’ bir dost olanlar, öldükleri zaman cennetin bu bölümüne giderler.
Koşup oynayabilecekleri, çayır ve tepelerin, en sevdikleri yiyeceklerin, suyun bol bol bulunduğu, güneş ışıklarının sıcacık ısıttığı
bu yerde dostlarımız çok rahattır.

Hasta ve yaşlı olanlar burada ‘sağlıklı ve dinç’, yaralanmış ve sakatlanmış olanlar ise tüm uzuvları yenilenmiş, kuvvetli, birlikte
geçirdiğimiz ve şimdi hayal olan günlerde hatırladığımız gibidir.
Dostların hepsi ‘küçük’ bir şeyin haricinde mutlu ve mesutturlar.
Sadece geride kalan ve kendileri için çok özel birinin eksikliğini hisseder ve onu özlerler.
Hepsi birlikte koşup oynarlar, içlerinden biri, bir gün aniden durur ve uzaklara dalar.
Parlak ve zeki gözleri bir şeyle meşguldür, tüm vücudu titremeye başlar.
Birden gruptan ayrılır, yeşil çimlerin üzerinde, artan bir hızla, adeta uçarcasına koşar.

Yerinizi belirlemiştir, bir daha ayrılmamak üzere, ‘özel’ dostunuzla buluştuğunuzda, birbirinize sevinç içinde sıkıca kenetlenirsiniz.
Yüzünüzde sevinç öpücüklerinin damlalarını hissederken, elleriniz yeniden bu sevimli başı okşar ve siz, bir kere daha, hayatınızdan uzun
zaman önce çıkan ama kalbinizden hiç silinmemiş olan, size güven duygusuyla dolu gözlere bakarsınız.
Ve ‘gökkuşağı köprüsünü’ birlikte geçersiniz.”

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir