Sude A. sana rahat yok!

Ya gerçekten bıktım ben.

Bu hayvan katillerinden, sadistlerden, canilerden, canavarlardan.
Ama biz o kadar da etkisiz, güçsüz, zayıf değiliz.
Zavallı sokak kedisinin gözlerini oyan Sude A. belki tutuklanacak, ceza alacak ve sonra serbest kalacaksın.
Belki bu lanet yasa boşluğunda ceza bile almadan kurtulmuş olacaksın.
Ya da kurtuldum sanacaksın.
Ama o hayvanseverler var ya, bizler varız ya, ömür boyu yakanı bırakmayacağız.
Fotoğrafların
hep dolanacak aramızda, sosyal medyada, mail’lerimizde, yüzünü, adını ezbere bileceğiz.
Her yerde birimiz çıkacak karşına.
Hayatın boyunca hiç arkadaşın olmayacak.
Alışverişe çıktığında, kasa kuyruğunda çıkacak aramızdan biri karşına, elindekileri bırakıp kaçacak hale geleceksin.
Âşık olduğun her erkeğin önüne koyacağız bu fotoğrafları…
Her yerde sana hayatı dar edecek
bir hayvansever
çıkacak karşına, ensende olacak.
“Keşke o kediye bu işkenceyi yapmasaydım, gözlerini çıkarmasaydım” diyecek hale geleceksin.
Sen o masuma o zulmü yaptın ya, iki elimiz yakanda olacak…

Ağla ağla içim çıktı

“Megan Leavey” adlı filmi izleyip yazacağımı söylemiştim.
Fragmanında bile ağladığımı bildiğimden tedbirli gittim basın gösterimine.
Kapüşonumu kafama geçirdim ki gözyaşlarım görünmesin.
İyi de yapmışım.
Yok böyle ağlamak…
Köpek ve insan arasındaki o sevgi bağı ve sadakati bildiğimden ve gerçekliğine sonuna kadar inandığımdan mahvoldum izlerken.
Irak savaşına giden Megan Leavey ve bomba arama köpeği Rex arasındaki ilişki üzerinde ilerleyen bu savaş ve kahramanlık filmi şimdiden benim Oscar adayım oldu.
Başroldeki Kate Mara’nın oyunculuğuna da hayran oldum.
Bu gerçek hikayeyi yarından itibaren “Sadakat Yolunda” adıyla sinemalarda izleyebilirsiniz.

Aşçılar neden hep erkek?

Geçtiğimiz gün Best FM ve Yasemin Şefik’in davetlisi olarak USLA Akademi’ye gittim ve ünlü şef Murat Bozok’la tanıştım.
Ben vejetaryen mutfağının etobur Türkiye’deki azlığından yakınırken gözüme duvardaki bir yazı ilişti.
USLA’da yemek artıkları doğrudan barınaklara gidiyormuş.
Ve dahası Murat Bozok, şefleri eğitirken bu konuya özellikle eğildiğini söyledi.
USLA’dan çıkan sertifikalı ve diplomalı şeflerin hepsi sokak hayvanları için bir şeyler yapmak üzere mezun oluyorlar.
Murat’a “Şeflerin çoğu neden erkek?” diye de sordum yakalamışken.
Daha yetenekli olduklarından değilmiş!
Yoğun ve gece yarısına kadar olan çalışma şartlarını kadınlar çok tercih etmediği için, restoranlardaki şefler genelde erkek oluyormuş.
Bir rahatlattı bu cevap beni…
Bu detayı bilmeyenlere de duyurmuş olayım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir